reklam
reklam

Bana Beni Anlat Filminin Yıldız Oyuncusu Hande Arısoy Sorularımızı Cevapladı… « Digital Mecra

23 Haziran 2024 - 03:45

Bana Beni Anlat Filminin Yıldız Oyuncusu Hande Arısoy Sorularımızı Cevapladı…

Son Güncelleme :

02 Aralık 2023 - 12:29

260 views
reklam
Bana Beni Anlat Filminin Yıldız Oyuncusu Hande Arısoy Sorularımızı Cevapladı…
reklam

MSM Yapım‘ın vizyona girmek üzere olan filmi “Bana Beni Anlat“ın yıldız oyuncusu “Hande Arısoy” Digital Mecra’nın fenomen sunucusu “Onur Erdi“nin sorularını cevapladı. İşte sorulara samimiyetle cevap veren Hande Arısoy‘un eğlenceli ve keyifli röportajı…

 

Onur Erdi : Çalışma hayatında oldukça başarılı olan bir iş kadını ile karşı karşıyayız. Sattığınız konutların sayısı belli değil. Bu kadar başarılı iken neden bir anda işi gücü bırakıp sanat hayatına atılmaya karar verdiniz? Sizi buna iten sebepler neydi?

Hande Arısoy : Bu soru aslında benim hayalimdeki bir soruydu biliyor musunuz? Ben inşaat sektörünü bıraktığım dönemde daha o zaman oyunculuğa başlamamıştım; diyordum ki kendi kendime, Bir gün bana “Neden inşaat sektörünü bırakıp oyunculuğa başladın?” diye soracakları zaman ne cevap vereceğim? Diye düşünmüştüm aslında. Çok garip şu an o soruyu cevaplıyorum. Şöyle ben inşaat sektöründe yaklaşık 10 yıldır filan çalışmıştım ve üniversiteden sonra ilk iş deneyimimdi. Asistanlıktan müdürlüğe kadar giden uzun bir serüvendir benim için. Ama her zaman insanların motivasyonları farklı olabiliyor. Bazı kadınlar daha kurumsal, o topuklu ayakkabılar, o elbiselerle motive olabilirlerdi. Ben tam tersiydim. Her zaman aklımda senaryo yazmak  vardı. karakter oluşturmak vardı. O oluşturduğum karakteri canlandırmak vardı. Ve ben ne zaman bir tiyatro gösterisine gitsem, komik bir oyun da izlesem alkış sırasında ayağa kalktığımda karşımdaki oyuncuları alkışlarken gözlerimden yaşlar boşalırdı ve o tiyatrodan çıktığımda evime doğru giden yolda hep şunu düşünürdüm, “bir gün ben orada olmak istiyorum, ben orada olacağım, ben bunu yapacağım” diyordum inşaat sektöründe çalışırken. Ve kısmet… gerçekten de bir şeyi çok isterseniz yapabiliyorsunuz. Çok şükür bana da kısmet oldu.

Onur Erdi : İş hayatında iyi bir pazarlamacı olmanızın etkisi acaba sosyal medya hesabınıza da yansıyor mu? Sosyal medya hesabınızı etkili kullanıyorsunuz ve içerikleriniz ekibimizin dikkatini çekti. oldukça başarılı buluyoruz. Sosyal medya içeriklerinizi üretirken nelerden besleniyorsunuz bize de anlatabilir misiniz?

Hande Arısoy : Aslına bakarsanız, ben sosyal medya kullanmayı çok bilmiyorum. Bunu öğrenmek ve bunu geliştirmek bence yetenek işi gibi geliyor. Benim gözümde çok büyüyor bu iş. Sadece işimin bir parçası olduğunu düşündüğüm için biraz sosyal medyadayım ama çok da geliştirdiğim söylenemez. Ben daha çok şeyi seviyorum, eğer eğlenceli bir setteysem günümdeysem birlikte çalıştığım iş arkadaşlarımla güzel anlarımı birleştirip bir müzik altında paylaşabiliyorum. En çok yaptığım paylaşımlar arasında bu geliyor. O anlar hoşuma gidiyor çünkü bir anı olarak kalması çok değerli kıymetli benim için geriye dönüp baktığım zaman güzel zamanlarımı tekrardan hatırlayabiliyorum. Bunun için kullanıyorum sosyal medyayı sadece. Onun haricinde böyle büyümek yada takipçi sayımı artırmak gibi endişem hiç bir zaman olmadı.

Onur Erdi : Aynı zamanda iyi bir yazarsınız ve “Dejavu Etkisi” adlı kitabınız da gözümüzden kaçmadı. Bu durumda insanın aklına gelen ilk şey tabi ki acaba Hande Arısoy senaryo yazıyor mu?

Hande Arısoy: Dejavu Etkisi benim için çok kıymetli olacak çünkü benim ilk kitap deneyimim. Bir dönem çok ciddi dejavular yaşıyordum ve bu dejavuların nedenini araştırırken, çok değişik hikayelere denk gelmiştim. Bunları da bir karakter üzerinden anlatmak istemiştim. Çok heyecanlandım hikayeyi yazarken. Bu yaz muhtemelen okuyucular ile buluşacak. Senaryo yazıyor muyum? Aslında şöyle söyleyebilirim yakın bir tarihte bunun açıklamasını yapacağız yazar ile beraber. Ben bir kitap okudum ve çok etkisinde kaldığım bir kitap olmuştu. Türk bir yazardan. Ve bu kitabın benim hayatımda çok önemli bir kilit noktası olarak yeri var. Ben bu kitabı ne zaman okusam, ara ara okurum.. Bazı bölümlerinden çok etkileniyorum. Çok da güzel bir yol haritası oluyor benim için bu kitap. Bu kitabı uyarladım. Kendi fikrimdi. Yazarla tanıştım. ulaştım kendisine, oda çok candan yaklaştı. Beraber bir yola çıkmaya karar verdik. Şu an 3. bölümünü bitirmek üzereyim. Çok kısa bir zaman içerisinde inşallah bittiği zaman dijital platformlarda bir dizi olarak yer alacak. Ama adını henüz vermeyelim diyelim. Sonrasında beraber açıklayacağız zaten ama çok heyecanlandığım bir proje şu an.

Onur Erdi : Sanat konusunda çok kuvvetli duygular besliyor olmalısınız, Sanatın her dalına bu kadar yatkın olmanız Genetik mi bu yoksa içinizde var olan özel bir yetenek mi?

Hande Arısoy : Fotoğrafçılık demeyelim de fotoğraf çekmeyi seven birisiyim. Özellikle insanları, gençleri, yaşlıları, çocukları, sokakları çekmek… Benim kendi gözümden, kadrajımdan sonra da onlara dönüp dönüp bakmak… Hatta basmak, eve asmak, bunlar benim için çok kıymetli duygular. Beni böyle dinç kılan bana serotonin salgılatan şeyler. Fotoğrafçılıkla bu yüzden böyle yakından haşır neşirim. Çok ciddi de bir eğitim aldım ama bunu yaparak para kazanmıyorum. O yüzden fotoğrafçıyım diyemem. Fotoğraf çekme gönüllüsüyüm diyebilirim. Sanatla ilgili şöyle söyleyebilirim, benim amcam ve babam kendi deneme yazılarını ve şiirlerini yazan kişilerdi ve bunları bastırmak için kendi matbaalarını kurmuş insanlardı. Belki olabilir kuzenim var aynı zamanda o da çok başarılı bir senarist ve yazar. Hatta bu yeni yayınlanacak dizinin senaryosunda da beraber çalışıyoruz.  Galiba genetik diyebilirim. Güzel bir şey geçmiş bize…

Onur Erdi :Bana Beni Anlat” filmi son hazırlıklarını yapıyor. Vizyona ve dijital kanallara girmek üzere. Türkiye’de romantik komedi türünü seven çok fazla izleyici var. Bu film size ilk nasıl geldi? Senaryoyu okuduğunuzda rolünüzü kolay benimsediniz mi? Neler hissettiniz?

Hande Arısoy :Bana Beni Anlat” filminin yapımcısı ile daha öncede bir film çekmiştik ve orada iyi anlaştığımız için tekrardan bu filmin senaryosunu gönderdiklerinde karakterimi çok sevmiştim. Birde benim için özel bir yeri olacaktı . Çünkü ben gerçekten oynadığım dizilerde ve daha önceki filmlerde biraz böyle agresif dediğiniz gibi hırslı hırçın kadınları canlandırdım. Heralde yüz hatlarımdan kaynaklandığını düşünüyorum yoksa normalde kedi gibi bir insanım ben. Tanıyanlar öyle söylerler.

Onur Erdi : Film bir doğada ve kamp ortamında geçiyor. Siz peki doğayı ve kamp ortamını sever misiniz? Çekim süreci nasıl geçti ne gibi hatıralarınız birikti?

Hande Arısoy : Doğa, kamp benim için gerçekten vazgeçilmez bir şey. Normalde İstanbul’da setim olmadığında, hemen Antalya’ya kaçmayı tercih ediyorum. O yeşillikle, o denizle, temiz havası ile bir arada kalmak için. Böyle binalar, inşaatlar, arabalar filan bunlar benlik şeyler değil. Metropol hayatını pek sevmiyorum açıkçası. Böyle çadırımı alayım, karavanımı alayım denizin kenarına koyayım orada piknik yapayım, kamp yapayım, arkadaşlarımla zorlu şartlar altında böyle işkence çekeyim… Bunlar beni nedense besleyen şeyler. O yüzden doğa benim için çok önemli. Filmde de aralık ayında yaz filmi çekmeye çalışmıştık. O bizi birazcık zorladı gerçekten. Askılılarla ince bluzlerle… Sonra döndürdük zaten mecburen çünkü yağmur asla durmamıştı. Her yer çamur olmuştu. Tek zorlandığımız nokta o olmuştu ama keyifli bir ortamdı yine de.

Onur Erdi : Film enerjik ve keyifli bir oyuncu kadrosu ile çekildi. Peki Cem Belevi ile oynamak nasıldı?

Hande Arısoy : Oyunculuk mesleğini icra ederken karşınızdaki partnerinizin de önemi çok büyük. Enerjisi hayata bakışı bile gerçekten sizi bambaşka bir yere götürebiliyor. Etkilenebiliyorsunuz yani. O yüzden bizim çalıştığımız dönem zor şartlar altında olsa da, gerek Cem Belevi arkadaşım, gerek Eren Pekgöz arkadaşım, onların sayesinde çok keyifli bir ortama döndü. Cem’le çalışmakta çok güzel, çok enerjik bir insan kendisi de eğlenceli. Aynı zamanda Eren’de öyle. Yani biz soğuktan üşüsek de moralimiz bozuk olsa da, Eren arkadaşımız bize iki bir şey söylediğinde bütün havamız değişirdi. O yüzden ikisi ile de çalışmak benim için gerçekten çok önemli oldu. İkisini de seviyorum gerçekten çok başarılı insanlar. Mesleklerinde başarılı olduğu kadar, insan olmakta da çok başarılı insanlar ikisini çok seviyorum.

Onur Erdi : Gerçek hayatta her gün başka biri gibi davranan böyle bir karakteri sevebilir ve ona sabır gösterebilir miydiniz?

Hande Arısoy : Yok abi yaaa… Ben sevmiyorum öyle her gün değişik bir tip, karakter, huy… Bunlar benim çekebileceğim durumlar değil. Ben karşımdakine her zaman kendim gibi davranıyorum, karşımdakinin de bana öyle davranmasını istiyorum.  Ben sevmem tahammülüm yok. Tabi ki eğer bu bir hastalıksa en büyük sabrımla özverimle sevgimle iyileştirmeye ve yardımcı olmaya çalışırım ama hastalıksa! Hastalık değilse öbür türlüsü benden uzak dursun. Sevmiyorum.

Onur Erdi : İzleyicilerin dikkatini oynadığınız rollerdeki asabi karakter çekiyor. Agresif tavırları size çok yakıştırıyorlar. Bana Beni Anlat filminin başında da bu agresif tavırlarla başladınız fakat sonrasında daha eğlenceli ve romantik bir karakter filme hakim oldu. Bu hallerinizde oldukça beğeni topladı. Ne tür rolleri oynamayı tercih ediyorsunuz ve tabi ki en çok merak ettiğimiz konu gerçek hayatta da böyle agresif misiniz? Yoksa tam bir aşk kadını diyebilir miyiz? Hande Arısoy’u nasıl biri olarak tanımlarsınız?

Hande Arısoy : Valla bilmiyorum agresif tavırlar bana yakışıyor mu ama ben kendimi daha çok sakin seviyorum. Yani 36 senelik hayatımda ben bir iki kere belki  böyle Azra gibi, Süheyla gibi patlamalar yaşamışımdır. Onun haricinde kavga etmeyi bile sevmem ben. Sesimi  bile yükseltmem. Ters konuştuğum zamanlar olabilir karşımdakine göre ama hiç öyle patlamalarım olmadı. O patlamaları seviyorum ama… Gerçekten o sahnedeki performansları okuduğum zaman senaryoda oh bee falan diyorum. Çünkü içimdeki o sıkışmışlığı böyle atabiliyorum. Bence bu çok güzel bir şey ama tabi ki bir oyuncu olarak farklı karakterler oynamayı çok isterim, farklı şeyler deneyimlemeyi çok isterim. Birazda böyle cici bici kızı oynamak isterim. Benden oda çıkar çünkü diye düşünüyorum. Ama agresif durumları bana yakıştırmanıza gücenmedim değil…

Onur Erdi : Yeşil Vadi’nin Kızı dizisinde çok başarılı bir sezon geçirdiniz. İzleyicilerin favori karakterlerinden biri oldunuz ve çok sevildiniz. Yeşil Vadinin Kızını dizisini, Azra’yı ve geçirdiğiniz sezonu nasıl özetlersiniz, anılarınıza neler kazındı ?

Hande Arısoy : Yeşil Vadinin Kızı dizisi 240 bölüm sürdü bizim çektiğimizde. Bir kısmı Türkiye de yayınlandı diğer kısımları hala yurt dışında devam ediyor yayınlanmaya. 240 bölüm gerçekten Azra’yı ilmek ilmek işlediğim bir karakter oldu. Normal hayatta söyleyemediklerimi, giyemediklerimi, davranamadığım bir şekilde karakterdi. Çok hoşuma giden bir karakterdi. Senaryoyu her açtığımda beni çok heyecanlandıran bölümleri oluyordu. Çok güzel anılar kattı bana. Orada sette çalıştığım ailem gibi gördüğüm evim gibi gördüğüm bir ortamdı benim için çok kıymetli bir projeydi.

Onur Erdi : Sevenleriniz sizi pek özlemek istemiyor. Yakın zamanda yeni projeleriniz var mı?

Hande Arısoy : Bende setleri özlemek istemiyorum gerçekten. Çok severek çalışıyorum. Bir günden bir güne setteyken en zorlu şartlar altında bile benim burada ne işim var dememişimdir. Çok severek çalıştığımı herkes bilir. Şu an yeni projelere bakıyoruz. Bir kendi projem var üzerinde çalıştığım. Onun haricinde okuduğum bazı film senaryoları var. Dizi birazcık muallak benim için biraz daha zamana ihtiyacım var diyorum ama film için yakın bir zamanda tarih verebilecek gibiyiz.

reklam

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
reklam
reklam